6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere sosyal medya üzerinden etkilenimin ikincil travmatizasyon açısından incelenmesi
Yükleniyor...
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İstanbul Bilgi Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Bu çalışmada 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere sosyal medya kanalları üzerinden maruziyetin ikincil travmatizasyon açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 6 Şubat depremlerine kendisi veya bir yakını aracılığıyla maruz kalmamış 18 yaşından büyük bireyler oluşturmaktadır. Kesitsel tipte yürütülen bu araştırmanın optimum örnek büyüklüğü 384 olarak hesaplanmış ve çevrimiçi yöntemlerle 248 kişiye ulaşılmıştır (örneğe erişim hızı %64,6). Veri toplamada Sosyo-demografik bilgi formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Sosyal Medya Kullanıcıları İçin İkincil Travmatik Stres Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde IBM SPSS 26.0 İstatistik Programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan kişilerin %64,1'i kadın ve yaş ortalaması 39,4 ± 14,8'dir.. Tekli analizlerde ikincil travmatizasyonla ilişkili olduğu bulunan bağımsız değişkenlere çoklu regresyon analizi uygulandığında, yaş, cinsiyet, görüntülere maruziyet süresi, duygusal empati düzeyi, depremi takip eden 6 ay içerisinde ruh sağlığı hizmeti almış olma, travmatik yaşantı öyküsü ve algılanan sosyal destek düzeyi ikincil travmatizasyonu bağımsız olarak açıklamaktadır (p <0,05). Bu değişkenlerin ikincil travmatizasyonun yaklaşık olarak %38'ini açıkladığı belirlenmiştir. Tekli analizlerde ikincil travmatizasyonla anlamlı ilişki bulunan psikolojik sağlamlık, arama-kurtarma görüntülerine maruziyet, daha önceden ruh sağlığına ilişkin tanı almanın ardından psikiyatrik ilaç tedavisi almak ve hiç yardım almamış olmanın ikincil travmatizasyonu bağımsız olarak yordamadıkları saptanmıştır (p >0,05). Bu çalışmada elde edilen bulgulara dayalı olarak, sosyal medya aracılığıyla travmatik olaya maruz kalan kadınlara, gençlere, ruhsal bozukluğu olan ve sosyal destek ağları zayıf olan bireylere hızlı erişimin sağlanıp ruh sağlığı hizmetlerinin ulaştırılması ve afet sonrası yardım ağlarının iletişim ve koordinasyon açısından güçlendirilmesiyle birlikte, sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeler ve eğitimler ile travmatize edici görüntülere erişimin kontrol altına alınmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
This study aims to examine the exposure to the February 6th Kahramanmaraş-centered earthquakes through social media channels in terms of secondary traumatization. The participants of this research consists of individuals over the age of 18 who have not directly experienced the February 6th earthquakes by themselves or through a relative. The optimum sample size of this cross-sectional study was calculated as 384 and 248 people were reached through online methods (response rate 92.9%). Socio-demographic Information Form, Brief Psychological Resilience Scale and Secondary Traumatic Stress Scale for Social Media Users were used in data collection. IBM SPSS 26.0 Statistics Program was used in the data analysis of the research. 64.1% of the participants are women and the average age is 39.4 ± 14.8 years. Multiple regression analysis was applied to the independent variables and they were found to be associated with secondary traumatization in bivariate analyses, age, sex, duration of exposure to images, emotional empathy, having received mental health services within 6 months following the earthquake, having a history of traumatic experiences and level of perceived social support have found to be independently explaining secondary traumatization (p <0.05). It was determined that these variables explained approximately 38% of secondary traumatization. In bivariate analyses, it was determined that psychological resilience, exposure to search-and-rescue images, taking psychiatric medication following a previous mental health diagnosis, and not receiving any help did not independently predict secondary traumatization (p >0.05). Based on the findings of this study, it is believed that it would be useful to provide rapid access to women, young people, people with mental disorders and weak social support networks who are exposed to traumatic events through social media, to provide mental health services, to strengthen post-disaster relief networks in terms of communication and coordination, and to control access to traumatizing images through regulations and training on the use of social media.
This study aims to examine the exposure to the February 6th Kahramanmaraş-centered earthquakes through social media channels in terms of secondary traumatization. The participants of this research consists of individuals over the age of 18 who have not directly experienced the February 6th earthquakes by themselves or through a relative. The optimum sample size of this cross-sectional study was calculated as 384 and 248 people were reached through online methods (response rate 92.9%). Socio-demographic Information Form, Brief Psychological Resilience Scale and Secondary Traumatic Stress Scale for Social Media Users were used in data collection. IBM SPSS 26.0 Statistics Program was used in the data analysis of the research. 64.1% of the participants are women and the average age is 39.4 ± 14.8 years. Multiple regression analysis was applied to the independent variables and they were found to be associated with secondary traumatization in bivariate analyses, age, sex, duration of exposure to images, emotional empathy, having received mental health services within 6 months following the earthquake, having a history of traumatic experiences and level of perceived social support have found to be independently explaining secondary traumatization (p <0.05). It was determined that these variables explained approximately 38% of secondary traumatization. In bivariate analyses, it was determined that psychological resilience, exposure to search-and-rescue images, taking psychiatric medication following a previous mental health diagnosis, and not receiving any help did not independently predict secondary traumatization (p >0.05). Based on the findings of this study, it is believed that it would be useful to provide rapid access to women, young people, people with mental disorders and weak social support networks who are exposed to traumatic events through social media, to provide mental health services, to strengthen post-disaster relief networks in terms of communication and coordination, and to control access to traumatizing images through regulations and training on the use of social media.
Açıklama
Enstitüler, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı
Anahtar Kelimeler
Psikoloji, Psychology