112 çalışanlarında Travma Sonrası Stres Bozukluğu görülme sıklığı ve ilişkili faktörler
Küçük Resim Yok
Tarih
2022
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İstanbul Bilgi Üniversitesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Bu çalışmada İstanbul örneğinde acil yardım çalışanlarında post travmatik stres bozukluğu sıklığı ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneğini İstanbul ilinde 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde çalışan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 18-65 yaş aralığında bulunan 440 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Kesitsel tipteki bu çalışmanın verisi pandemi dönemine rastlaması nedeniyle online ve yüzyüze toplanmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu', "Yaşam Olayları Kontrol Listesi" ve "Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Formu" kullanılmıştır. Veri girişi ve analizler SPSS 25.0 istatistik programı ile yapılmıştır. Katılımcıların %49.5'i kadın ve yaş ortalaması 29.9±7.34'dür. Katılımcıların %59.8'inde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) varlığı saptanmıştır. 112 Acil sağlık çalışanlarının %63.9'u fiziksel şiddete, %85.5'i sözel şiddete ve %21'i cinsel şiddete uğradığını bildirmiştir. Şiddete maruz kalanların %34.1'i herhangi bir destek almadığını, %43.9'u ise meslektaşlarından destek aldığını belirtmiştir. İkili analizlerde ortalama puanların anlamlı farklılık gösterdiği sosyo-demografik değişkenlere regresyon analizi uygulandığında; cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, sağlığa özen göstermeme, alkol kullanma, genel sağlık durumunun kötü olması ve psikiyatrik tedavi görme durumu TSSB'yi anlamlı olarak yordamaktadır (p<0.05). Travmatik yaşantılardan silah yaralanmalarına müdahale ve silahlı saldırıya uğrama, cinsel saldırı, vahşice ölüm ve bir başkasının yaralanmasına/ ölümüne sebep olunması diğer travmatik yaşantılardan bağımsız olarak TSSB'yi açıklamaktadır. Bireysel ve ortam faktörlerinden ise kriz yönetme becerisi, trafik yoğunluğu, uzun çalışma saatleri ve ekipman / malzeme yetersizliğinin istatistiksel olarak anlamlı açıklayıcılar olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Bulgulara dayalı olarak, meslekleri gereği travmatik olaylara maruz kalma riski yüksek olan 112 çalışanlarında TSSB'yi önlemek/kontrol altına almak için; ruh sağlığı izlemlerinin çalışan sağlığı programına entegre edilmesi, bireysel ve ortam faktörleri açısından risk altındaki gruplara düzenli süpervizyon ve psiko-sosyal destek programlarının uygulanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
In this study, it was aimed to determine the prevalance of post-traumatic stress disorder and related factors in emergency workers in the sample of Istanbul. 440 healthcare professionals, aged between 18-65, working in 112 Emergency Health Services in Istanbul and participated in this research. In this cross-sectional study, date were collected online and face-to-face due to coinciding with the pandemic period. "Personal Information Form", "Life Events Checklist" and "Post Traumatic Stress Disorder Control Form" were used for data collection. Data entry and analysis were done with SPSS 25.0 statistical program. 49.5% of the participants were female and the mean age was 29.9±7.34. The prevalence of Post Traumatic Stress Disorder (PTSD) was 59.8%. Of them 63.9% of 112 emergency health workers reported that they were exposured physical violence, 85.5% were psychological violence and 21% were sexual violence. 34.1% of the victims of violence stated that they did not receive any support, and 43.9% stated that they received support from their colleagues. Multiple regression analysis was applied to socio-demographic variables in which mean scores differed significantly in bivariate analyzes; gender, age, education level, lack of attention to health, alcohol use, poor general health status, and psychiatric disorder history were predicted to PTSD significantly (p<0.05). Intervention to gun injuries and being attacked by gunfire, sexual assault, brutal death and causing injury/death to another person from traumatic experiences were explained PTSD independently. Crisis management skills, traffic density, long working hours and equipment/material inadequacy were found to be statistically significant explanatory factors for PTSD (p<0.05). Based on the findings, in order to prevent/control PTSD in 112 employees who are at high risk of being exposed to traumatic events due to their profession; It is thought that it would be beneficial to integrate mental health monitoring system into the employee health and safety program and to apply regular supervision and psycho- social support programs for high risk groups in terms of conrolling individual and environmental factors.
In this study, it was aimed to determine the prevalance of post-traumatic stress disorder and related factors in emergency workers in the sample of Istanbul. 440 healthcare professionals, aged between 18-65, working in 112 Emergency Health Services in Istanbul and participated in this research. In this cross-sectional study, date were collected online and face-to-face due to coinciding with the pandemic period. "Personal Information Form", "Life Events Checklist" and "Post Traumatic Stress Disorder Control Form" were used for data collection. Data entry and analysis were done with SPSS 25.0 statistical program. 49.5% of the participants were female and the mean age was 29.9±7.34. The prevalence of Post Traumatic Stress Disorder (PTSD) was 59.8%. Of them 63.9% of 112 emergency health workers reported that they were exposured physical violence, 85.5% were psychological violence and 21% were sexual violence. 34.1% of the victims of violence stated that they did not receive any support, and 43.9% stated that they received support from their colleagues. Multiple regression analysis was applied to socio-demographic variables in which mean scores differed significantly in bivariate analyzes; gender, age, education level, lack of attention to health, alcohol use, poor general health status, and psychiatric disorder history were predicted to PTSD significantly (p<0.05). Intervention to gun injuries and being attacked by gunfire, sexual assault, brutal death and causing injury/death to another person from traumatic experiences were explained PTSD independently. Crisis management skills, traffic density, long working hours and equipment/material inadequacy were found to be statistically significant explanatory factors for PTSD (p<0.05). Based on the findings, in order to prevent/control PTSD in 112 employees who are at high risk of being exposed to traumatic events due to their profession; It is thought that it would be beneficial to integrate mental health monitoring system into the employee health and safety program and to apply regular supervision and psycho- social support programs for high risk groups in terms of conrolling individual and environmental factors.
Açıklama
Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Ana Bilim Dalı, Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Bilim Dalı
Anahtar Kelimeler
Psikoloji, Psychology, Sağlık Kurumları Yönetimi