The affective materiality of a lamenting mountain: An autoethnography on violence and displacement in southeastern Turkey

Küçük Resim Yok

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türkiye'nin güneydoğusunda Elazığ'da Dibekli (Dingidar) köyüne odaklanan bu otoetnografik araştırma kitlesel şiddetin çoklu katmanlarını ve kesişimlerini göstermeye çalışır aynı anda bu coğrafyanın kitlesel şiddet ve bölge doğasının sonrasında yerinden edilen köylülerce korunan geçmişle ilintili maddi (material) ruhani (spiritual) ve tesirli (affective) bağlarını inceler. Bu çalışma farklı ama bağlı zamansallıklarda geçmişin ve "şimdi"nin politikalarıyla bitmemiş tarihlerin gömülü anlatıları ve bilginin nesilden nesile aktarımındaki kesintiyi/kesiği göstermeyi amaçlar. Dağlardaki hayaletimsi izlere, toplulukların yokluğuna ve Türkiye'nin bugünkü hafızasında sessiz kalmış tanıklıkların "geriye bakarak" izini sürer. Bu çalışmada, geçmişi farklı formlarda yeniden düşünerek, köyün "melankolik kalıntılarını," dağların maneviyatını ve yerinden edilmenin maddiliğini, devam eden yıkım, sessizlik ve musallat kavramları üzerinden ele almayı öneriyorum. Şiddet içeren süreçlerin en öndeki tanıkları ve aktif katılımcıları olan yıkılmış taş evler, kutsal dağlar, ağaçlar ve yok olmuş bir dere başka bir hafıza örme tekniği gösteren etnografi çalışmaları aracılığıyla beraber düşünüyorum. Yanı sıra cinlerin, ağıtların, sessizlik anlarının sadece geçmişin anımsatıcıları olmakla kalmayıp "şimdi"nin musallat olan bir gücü olduğunu öne sürüyorum. Affect literatürü ve benzer disiplinlerde farklı duygu coğrafya çalışmalarının önerdiği, insan dışı varlıklarla beraber düşünmeyi olanaklı kılan kavramsal kategoriler ile birlikte sessizliğin bir diğer öteki izlerini nasıl harekete geçirdiğini veya tıkadığını günümüze dek uzanan hayaletimsi iz(ler)ini göstermeye çalışıyorum. Bu çalışma, otoetnografinin imkansızlıklarını bir olanaklılık durumu olarak dikkate alır ve devam eden kitlesel şiddetin çoklu katmanlarını yeni anlatım biçimleri ve imkanları ile temas kurmaya çalışır.
This research looks into the multiple layers and waves of mass violence in Dibekli (Dingidar/Dengdar), a village in Elazığ, southeastern Turkey, also known as the Armenian and Kurdish region. This autoethnographic research looks at the material, spiritual and affective bonds with the past held by displaced villagers, the aftermath of mass violence and colonial ruination of the geography. This study concentrates on the violent crossroads and overlapping processes of unfinished histories that are differential yet connected and that are not enacted in the same temporality as politics in the "now". I intend to shed light on the rupture in the transgenerational transmission of the narrative/knowledge while addressing the historical and political affects of the "critical" events in the region. What is "left behind" can be traced by "looking backward" to the ghostly traces on the mountains, the absence of communities and their silenced place in the memory of Turkey's present. Re-thinking the past in different forms, I propose to take the "melancholic remnants" of the village, the spirituality of mountains and the materiality of displacement, by drawing on recent affective geographies and anthropological inquiries into ruination, silence and hauntedness. This will be drawn through ethnographic encounters centred around concepts of nonhuman entities and spiritual beings including ruined stone houses, sacred mountains, and a vanished creek as a frontier witness, active participants of violent processes. Beyond all of this, I argue that, for the presence of jinn, the laments and the silence that have been attached to them are not only affective reminders of the past but also a haunting force of the present. Offering conceptual categories from affect literature and space, I strive to indicate how silence reactivates the traces of another: the ghostly trace of the Armenian dispossession extends to the present day. Silence and secrecy invite us to seek multiple layers and new possibilities for storytelling merging with theory while considering the (im)possibility of autoethnography to work on mass violence.

Açıklama

Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı, Kültürel Çalışmalar Bilim Dalı

Anahtar Kelimeler

Antropoloji, Anthropology, Sosyoloji

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye