Flört İlişkilerinde Zorlayıcı Kontrole İlişkin Son Yirmi Yıla Dair Bir İnceleme: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uygulama Önerileri

dc.contributor.authorÜstünel, Anıl Özge
dc.date.accessioned2025-03-15T05:22:37Z
dc.date.available2025-03-15T05:22:37Z
dc.date.issued2024
dc.departmentBilgi Üniversitesi
dc.description.abstractZorlayıcı kontrol tehdit, yalnızlaştırma ve kontrol unsurlarını içeren, partnerin özerkliğini, bağımsız karar alabilme alanını ve öznelliğini hedef alan bir ilişkisel örüntü olarak tanımlanmaktadır. Bu örüntüye fiziksel ve cinsel şiddet de eşlik edebilmektedir. Bu derleme, 18-30 yaş arasındaki gençlerin flört ilişkilerinde zorlayıcı kontrolün dinamiklerini ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlamayı hedeflemiştir. Araştırmalar flört ilişkilerinde zorlayıcı kontrolün şu temel özelliklerini ortaya koymuştur: a) sosyal ilişkiler ve karşı cinsle iletişimi sınırlama, b) giyim-dış görünüşü kontrol etme, c) dijital gözetim ve takip, d) cinsellikle ilgili kararlarda baskı ve e) aileye söyleme tehdidi. Heteroseksüel ilişkilerde genç kadınların zorlayıcı kontrole daha fazla maruz kaldığı, kontrolcü davranışların ataerkil ve namusa dayalı kültürel normlar nedeniyle normalleştirildiği görülmektedir. Bu deneyimin travma sonrası stres ve depresyon gibi belirtiler, özerkliğin kaybı, kimlik aşınması gibi olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Bulgular ışığında kadına yönelik şiddet alanında önleyici ve klinik uygulamalar için güçlendirme perspektifiyle öneriler geliştirilmiş, sonraki araştırmalar için öneriler paylaşılmıştır.|Coercive control is defined as a relational pattern that involves threats, isolation, and control, targets a partner’s autonomy, independent decision-making, and subjectivity, and at times cooccurs with physical and sexual violence. The present review aims to understand the dynamics of coercive control in dating relations of emerging adults aged 18-30 and its effects on mental health. Studies show that coercive control in dating relations is exerted by a) restricting social relations and communication with the opposite sex, b) controlling outfits and appearance, c) digital surveillance and monitoring, d) pressuring on sexual decisions, and e) threats to tell one’s family. Young women are more likely to experience coercive control, normalized by patriarchal and honor-based cultural norms. This experience is associated with post-traumatic stress and depression symptoms, loss of autonomy, and identity erosion. Preventive and clinical practices based on an empowerment framework are shared along with future research suggestions.
dc.identifier.doi10.46655/federgi.1541669
dc.identifier.endpage354
dc.identifier.issn1309-128X
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage317
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.46655/federgi.1541669
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11411/9516
dc.identifier.volume16
dc.language.isotr
dc.publisherAnkara University
dc.relation.ispartofFe Dergi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20250429
dc.subjectZorlayıcı Kontrol
dc.subjectŞiddet
dc.subjectFlört İlişkileri
dc.subjectBeliren Yetişkinlik
dc.subjectToplumsal Cinsiyet Eşitsizliği
dc.subjectCoercive Control
dc.subjectViolence
dc.subjectDating Relations
dc.subjectEmerging Adulthood
dc.subjectGender Inequality
dc.titleFlört İlişkilerinde Zorlayıcı Kontrole İlişkin Son Yirmi Yıla Dair Bir İnceleme: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uygulama Önerileri
dc.title.alternativeA Review of Twenty Years of Research on Coercive Control in Dating Relationships: Practice Recommendations for Preventing Violence Against Women
dc.typeReview Article

Dosyalar