Flört İlişkilerinde Zorlayıcı Kontrole İlişkin Son Yirmi Yıla Dair Bir İnceleme: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uygulama Önerileri

Küçük Resim Yok

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Ankara University

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Zorlayıcı kontrol tehdit, yalnızlaştırma ve kontrol unsurlarını içeren, partnerin özerkliğini, bağımsız karar alabilme alanını ve öznelliğini hedef alan bir ilişkisel örüntü olarak tanımlanmaktadır. Bu örüntüye fiziksel ve cinsel şiddet de eşlik edebilmektedir. Bu derleme, 18-30 yaş arasındaki gençlerin flört ilişkilerinde zorlayıcı kontrolün dinamiklerini ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlamayı hedeflemiştir. Araştırmalar flört ilişkilerinde zorlayıcı kontrolün şu temel özelliklerini ortaya koymuştur: a) sosyal ilişkiler ve karşı cinsle iletişimi sınırlama, b) giyim-dış görünüşü kontrol etme, c) dijital gözetim ve takip, d) cinsellikle ilgili kararlarda baskı ve e) aileye söyleme tehdidi. Heteroseksüel ilişkilerde genç kadınların zorlayıcı kontrole daha fazla maruz kaldığı, kontrolcü davranışların ataerkil ve namusa dayalı kültürel normlar nedeniyle normalleştirildiği görülmektedir. Bu deneyimin travma sonrası stres ve depresyon gibi belirtiler, özerkliğin kaybı, kimlik aşınması gibi olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Bulgular ışığında kadına yönelik şiddet alanında önleyici ve klinik uygulamalar için güçlendirme perspektifiyle öneriler geliştirilmiş, sonraki araştırmalar için öneriler paylaşılmıştır.|Coercive control is defined as a relational pattern that involves threats, isolation, and control, targets a partner’s autonomy, independent decision-making, and subjectivity, and at times cooccurs with physical and sexual violence. The present review aims to understand the dynamics of coercive control in dating relations of emerging adults aged 18-30 and its effects on mental health. Studies show that coercive control in dating relations is exerted by a) restricting social relations and communication with the opposite sex, b) controlling outfits and appearance, c) digital surveillance and monitoring, d) pressuring on sexual decisions, and e) threats to tell one’s family. Young women are more likely to experience coercive control, normalized by patriarchal and honor-based cultural norms. This experience is associated with post-traumatic stress and depression symptoms, loss of autonomy, and identity erosion. Preventive and clinical practices based on an empowerment framework are shared along with future research suggestions.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Zorlayıcı Kontrol, Şiddet, Flört İlişkileri, Beliren Yetişkinlik, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Coercive Control, Violence, Dating Relations, Emerging Adulthood, Gender Inequality

Kaynak

Fe Dergi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

16

Sayı

2

Künye