Yazar "Zara, Ayten" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 15 / 15
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Collective trauma cycle: The healing role of reconciliation, forgiveness and restorative justice in collective traumas(KLINIK PSIKIYATRI DERGISI, 2018-01) Zara, AytenAlthough collective traumas have a serious impact on the mental health of the community, the real challenge is solving the problem of how to live together after all committed persecutions. In countries like Rwanda, South Africa, Yugoslavia, Chile and Uruguay, trauma victims often had to live side by side with torturers, which has led to almost insurmountable problems in the community's reconstruction process and the healing of collective wounds had to deal with issues such as truth, justice, compensation, restoration, forgiveness and reconciliation. Collective trauma can be solved with both individual and societal studies to prevent generational transmission. For peace building through breaking the cycle of victimization and aggression, it is necessary to approach ethnic and transnational conflicts with a peaceful problem-solving approach involving truth, understanding, reconciliation, forgiveness and restorative justice. Above all, to break the chain that transfers the feelings of hatred, shame and guilt to one another, it is necessary the victims, the offenders and their partners to meet each other and their consciences.Öğe Grief intensity, coping and psychological health among family members and friends following a terrorist attack(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2020) Zara, AytenThis study investigates the association of psychological health with grief intensity and coping style among family members and friends of terror victims. The data was collected from 164 bereaved individuals, on average, 18 months after the bombings occurred. The results demonstrated the significant role of problem-focused social support, and religious coping in dealing with grief intensity and contributing to the psychological health. The findings may be of considerable importance in therapeutic situations by providing direction for coping with both the effects of traumatic event and a traumatic loss, and for maintaining emotional stability through reworking relationships with the deceased.Öğe Impact of Political Violence on People in Istanbul: The Role of Resilience in Posttraumatic Stress and Psychological Health(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2023) Sancar, Funda; Zara, AytenThe study investigated the effects of political violence on people exposed to terrorist attacks in Istanbul between 2015 and 2016, and the role of resilience in both psychological stress and posttraumatic stress. The data was collected from 172 people using the Resilience Scale for Adults (RSA), General Health Questionnaire-12 (GHQ-12), and Traumatic Stress Symptoms Checklist (TSSC). Only 25.9% of the participants who were directly exposed to terrorist attacks and 13.8%who were exposed indirectly, had probable posttraumatic stress disorder (PTSD). The frequency of probable PTSD was higher in participants who were present at the explosion area during the attack, provided either physical or emotional aid to a terror survivor, and who escaped from the attacks by chance. Perception of future and perception of self had a negative correlation with both TSSC PTSD scores and psychological stress scores. Perception of future, family coherence, perception of self, and social resources were negatively correlated with TSSC PTSD scores. In addition, perception of future and perception of self were negatively correlated with psychological stress scores. The psychological impact of ongoing exposure to violence is destructive; in a context of persistent violence, intervention strategies focused on resilience are essential for patient care.Öğe Loss, grief and depression: potential risk factors in grief-related depression(Anadolu Psikiyatri Dergisi, 2019) Zara, AytenABSTRACT: Objective: The present study investigates the association of depression with grief-related risk factors among bereaved individuals. Methods: The data were collected from 161 bereaved individuals who lost a first-degree relative or a partner within the past six months. A highly semi-structured interview conducted to collect the data across several domains, including demographic variables, the relationship with deceased, the mode of death, past-traumatic experiences, and general life stressors. The Beck Depression Scales was used to gather depression scores. Chi-square tests (with continuity correction for 2x2 tables) were used to examine for possible differences in the categorical variables, and multiple regression analysis was used to examine the grief-related risk factors for depression. Results: Factors such as sudden death, conflicted relationship with the deceased, witnessing the death of a loved one, and receiving social support have been associated with mourning depression. Frequency of depression was significantly more prevalent in participants who lost a loved one suddenly, had negative relationship with deceased and had a lack of family and social support. The frequency of depression was found higher in females. Conclusion: The conflict resolutions play a significant role in coping with grief and related psychopathology. The clinical treatment methods need to address these issues and ought to emphasize the use of social support in treating grief-related depression. (Anatolian Journal of Psychiatry 2019; 20(2):159-165)Öğe Okul çağı çocuklarının toplumsal cinsiyet algıları: Gündelik yaşam örnekleriyle cinsiyetçiliğin benimsenme durumuna ve esneyebilme olasılığına dair bir araştırma(2014) Beyazova, Ayşe; Serhatlı, İrem; Zara, Ayten; Kılıç, A. Zeynep; Akbaş, H. MeldaToplumsal cinsiyet normları ve kalıpyargılar, çocukların cinsiyet kimliklerini oluşturmada oldukça etkilidir. Bu araştırma, çocukların toplumsal cinsiyet algılarını ve algıların dayandığı cinsiyetçi kalıpyargıları açığa çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın hedeflerinden biri de farklı yaş gruplarının, bu kalıpyargıların nasıl ve hangi araçlarla kırılabileceğine ya da esneyebileceğine dair görüşlerini almaktır. Araştırmadan çıkan bu veriler, çocuklarda daha eşitlikçi bir toplumsal cinsiyet algısı geliştirmek için hazırlanan bir eğitsel oyuna zemin hazırlamıştır. Araştırma kapsamında, 7-15 yaş arasında, ilköğretim öğrencisi olan 33ü kız, 33ü erkek olmak üzere toplam 66 çocukla odak görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerin sonuçları BEM ölçeğinden yararlanılıp, çocukların ifadelerinden oluşan güncel bir kavramlar listesi üzerinden değerlendirilmiştir. Bulgulara göre, çocukların toplumsal cinsiyet algısının yaş dönemine göre değiştiği, bununla birlikte erkek olmanın her dönemde daha değerli görüldüğü söylenebilir. Kadınlık rollerinin ifade edilen tüm zorluklarına rağmen, iki cinsiyet grubunun da yetişkin dönemde alınan sorumlulukların önemi açısından erkek olmanın daha zor olduğunu ifade etmesi, toplumsal cinsiyet algısının etkinliğini göstermektedir.Öğe Okul çağı çocuklarının toplumsal cinsiyet algıları: gündelik yaşam örnekleriyle cinsiyetçiliğin benimsenme durumuna ve esneyebilme olasılığına dair bir araştırma(Sosyoloji Araştırmaları Dergisi, 2014) Kılıç, Zeynep; Beyazova, Ayşe; Akbaş, Melda; Zara, Ayten; Serhatlı, İremÖZET: Toplumsal cinsiyet normları ve kalıpyargılar, çocukların cinsiyet kimliklerini oluşturmada oldukça etkilidir. Bu araştırma, çocukların toplumsal cinsiyet algılarını ve algıların dayandığı cinsiyetçi kalıpyargıları açığa çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın hedeflerinden biri de farklı yaş gruplarının, bu kalıpyargıların nasıl ve hangi araçlarla kırılabileceğine ya da esneyebileceğine dair görüşlerini almaktır. Araştırmadan çıkan bu veriler, çocuklarda daha eşitlikçi bir toplumsal cinsiyet algısı geliştirmek için hazırlanan bir eğitsel oyuna zemin hazırlamıştır. Araştırma kapsamında, 7-15 yaş arasında, ilköğretim öğrencisi olan 33’ü kız, 33’ü erkek olmak üzere toplam 66 çocukla odak görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerin sonuçları BEM ölçeğinden yararlanılıp, çocukların ifadelerinden oluşan güncel bir kavramlar listesi üzerinden değerlendirilmiştir. Bulgulara göre, çocukların toplumsal cinsiyet algısının yaş dönemine göre değiştiği, bununla birlikte erkek olmanın her dönemde daha değerli görüldüğü söylenebilir. Kadınlık rollerinin ifade edilen tüm zorluklarına rağmen, iki cinsiyet grubunun da yetişkin dönemde alınan sorumlulukların önemi açısından erkek olmanın daha zor olduğunu ifade etmesi, toplumsal cinsiyet algısının etkinliğini göstermektedir.Öğe Secondary traumatic stress among mental health workers(John Wiley & Sons Ltd, 2012) Zara, Ayten[Abstract Not Available]Öğe Secondary traumatic stress in mental health workers in Turkey(John Wiley & Sons Ltd, 2012) Zara, Ayten[Abstract Not Available]Öğe Tanrı kompleksi: Özsever kişiliğin romantik ilişkiler ve cinsellik üzerine etkisi(Anadolu Psikiyatri Dergisi, 2018) Zara, AytenÖZET: Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, özsever kişilik ve cinsel davranışlar arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin algılanan aile tutumlarıyla bağını araştırmaktır. Bu çalışma ek olarak, özsever kişiliğin yakın duygusal ilişkilerdeki rolünü de irdelemektedir. Yöntem: Çalışmaya, yaşları 19-38 arasında değişen, yaş ortalaması 25.85 olan 267 genç yetişkin katılmıştır. Sonuçlar: Algılanan aile tutumlarının etkisi kontrol edilerek, özseverlik, romantik ilişkiler ve cinsellik arasındaki ilişkiyi incelemek için hiyerarşik analizler uygulanmıştır. Analizlere göre, özseverliğin romantik ilişkiler ve cinsellik ile anlamlı bir bağı vardır. Özsever kişilik özellikleri gösteren bireylerin cinsel onaylayıcılığa yüksek düzeyde eğilimlerinin olduğu gözlenmiştir. Ayrıca özseverlik ilişkide kendine güven, ilişkiyi ayarlama, içsel ilişki kontrolü, ilişki girişkenliği ve ilişki kaygısı değişkenlerini öngörmede önemli bir etken olarak bulunmuştur. Ruh sağlığı uzmanlarının özsever kişilerle yakın ilişkilerde cinsel davranışların ve anne-baba kontrolünün yakın ilişki üzerindeki etkilerinin çalışılması gerekirÖğe Tanrı kompleksi: Özsever kişiliğin romantik ilişkiler ve cinsellik üzerine etkisi(2018) Özdemir, Burçak; Zara, AytenAmaç: Bu çalışmanın temel amacı, özsever kişilik ve cinsel davranışlar arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin algılanan aile tutumlarıyla bağını araştırmaktır. Bu çalışma ek olarak, özsever kişiliğin yakın duygusal ilişkilerdeki rolünü de irdelemektedir. Yöntem: Çalışmaya, yaşları 19-38 arasında değişen, yaş ortalaması 25.85 olan 267 genç yetişkin katılmıştır. Sonuçlar: Algılanan aile tutumlarının etkisi kontrol edilerek, özseverlik, romantik ilişkiler ve cinsellik arasındaki ilişkiyi incelemek için hiyerarşik analizler uygulanmıştır. Analizlere göre, özseverliğin romantik ilişkiler ve cinsellik ile anlamlı bir bağı vardır. Özsever kişilik özellikleri gösteren bireylerin cinsel onaylayıcılığa yüksek düzeyde eğilimlerinin olduğu gözlenmiştir. Ayrıca özseverlik ilişkide kendine güven, ilişkiyi ayarlama, içsel ilişki kontrolü, ilişki girişkenliği ve ilişki kaygısı değişkenlerini öngörmede önemli bir etken olarak bulunmuştur. Ruh sağlığı uzmanlarının özsever kişilerle yakın ilişkilerde cinsel davranışların ve anne-baba kontrolünün yakın ilişki üzerindeki etkilerinin çalışılması gerekir.Öğe The Effect of Projective Identification, Conflict Resolution Styles, and Gender Roles on Marital Satisfaction(KLINIK PSIKIYATRI DERGISI, 2017) Zara, Ayten; Yücel, Fatma GökçeObjective: The aim of this study was to investigate the contribution of projective identification, gender roles, conflict resolution styles on marital satisfaction. Method: The data was collected from 123 married people. The booklet of demographic information form, Marital Life Scale, Paulson Daily Living Inventory, Conflict Resolution Styles Scale, and Bem-Sex Role Inventory were used to collect the data. Results: Their ages ranged from 23 to 44 years with the mean age of 32.5 (SD = 7.6). There was a strong relationship between projective identification, conflict resolution styles and marital satisfaction. A series of 3-way ANOVA analysis indicated that feminine characteristics have a significant effect on marital satisfaction (F (1,115) = 4.059, p<.05, np(2) =. 034) and subordination behaviors (F (1,115) = 18.068, p<.01, np(2) =. 136). The multiple regression analysis indicated that study variables can account for 52% of variance in marital satisfaction. Idealizing projective identification positively (Beta = .49, t [122] = 6.47; p<.001), persecuting projective identification negatively related to marital satisfaction (Beta= -.39, t [122] = -5. 35, p<0.001). Conclusion: The findings suggest that the length of a marriage, having a child, having more children and unresolved conflicts decrease marital satisfaction. Feminine characteristics such as being a caretaker and being sensitive to other's feelings and masculine characteristics such as acting like a leader and being dominant increase marital satisfaction. Using persecuting projective identification leads the couple to transfer their early childhood conflicts on each other which then results in marital distress.Öğe Traumatic loss and posttraumatic growth: the effect of traumatic loss related factors on posttraumatic growth(Cumhuriyet Univ Tip Fak Psikiyatri Anabilim Dali, 2016) Yilmaz, Merve; Zara, AytenObjective: The present study aimed to investigate the experience of posttraumatic growth (PTG) in bereaved individuals. The contributory role of traumatic loss related factors in the development of PTG were explored. Methods: One-hundred and thirty two bereaved individuals who lost a first degree relative or a romantic partner between 5 to 17 months ago took part in the study. Results: A curvilinear relationship between grief intensity and growth was found. Perceiving the loss as traumatic event was found to be significantly related with higher levels of PTG. Hierarchical multiple regression analyses indicated that traumatic perception of loss and coping styles (problem-focused, social support, religious coping) explained 32% of the variance in PTG. Conclusion: The findings of this study support that traumatic losses can be transformative experiences that initiate positive changes in bereaved individuals. However, post-bereavement stress as well as grief intensity should be assessed properly since low and high levels of distress would impede the development of PTG. Clinical interventions should consider promoting grief-focused effective ways of coping with traumatic loss in order to enhance growth in bereavement.Öğe Working Towards Ending Child Sexual Abuse in Turkey(Co-Action Publishing, 2011) Zara, Ayten[Abstract Not Available]Öğe Yans?tmal? Özde?im, Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Çat??ma Çözme Biçiminin Evlilik Doyumuna Olan Etkisi(2017) Zara, Ayten; Yucel, Fatma GokceAmaç: Bu çal??man?n amac?, yans?tmal? özde?imin,toplumsal cinsiyet rollerinin ve çat??ma çözme biçimininevlilik doyumuna olan etkisini ara?t?rmakt?r. Yöntem:Veriler, kolayl?k örnekleme yoluyla 123 evli ki?identoplanm??t?r. Demografik Bilgi Formu, Evlilik Ya?amÖlçe?i, Paulson Gündelik Ya?am Envanteri, Çat??maÇözüm Stilleri Ölçe?i ve Bem Cinsiyet Rolü Envanteri kullan?larak kat?l?mc?lardan veri toplanm??t?r. Bulgular:Kat?l?mc?lar?n ya?lar? 23 ile 44 ya? aras?nda de?i?mi?,ortalama ya? 32.5. olarak bulunmu?tur (SD = 7.6).Korelasyon analizleri yans?tmal? özde?im, çat??ma çözmebiçimleri ve evlilik doyumu aras?nda güçlü ili?ki bulmu?tur. 3-yollu ANOVA analizleri di?il özelliklerin evlilik doyumuna (F (1,115) = 4.059, p<.05, np²=.034) ve itaatetme davran??lar?na (F (1,115) =18.068, p<.01,np²=.136) önemli etkisi oldu?unu göstermi?tir. Çokluregresyon analizleri bütün de?i?kenlerin, evlili?e doyumunun %52'sini aç?klad???n? bulmu?tur. ?dealize ediciyans?tmal? özde?imin evlilik memnuniyeti ile olumlu (Beta= .49, t [122] = 6. 47; p<.001), y?k?c? yans?tmal?özde?imin ise olumsuz ili?kisi bulunmu?tur (Beta = -.39,t [122] = -5. 35, p<.001). Sonuç: Bulgular evlilik uzunlu?unun, çocuk sahibi olman?n, fazla çocu?un ve çözümlenmeyen çat??malar?n evlilik doyumunu azaltt???n?göstermi?tir. Sorumluluklar?n? yerine getiren veba?kalar?n?n duygular?na duyarl? di?il ile; lider ve ba?atolma eril karakteristik özelliklerinin evlilik doyumunuart?rd??? bulunmu?tur. Çiftlerin yans?tmal? özde?im yoluyla çocukluk dönemi çat??malar?n?n birbirlerine yans?tarakevlilik stresi ya?ad?klar? ortaya ç?km??t?rÖğe Yansıtmalı Özdeşim, Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Çatışma Çözme Biçiminin Evlilik Doyumuna Olan Etkisi(Klinik Psikiyatri Dergisi, 2017) Zara, Ayten; Yücel, Fatma GökçeÖzet: Amaç: Bu çal??man?n amac?, yans?tmal? özde?imin, toplumsal cinsiyet rollerinin ve çat??ma çözme biçiminin evlilik doyumuna olan etkisini ara?t?rmakt?r. Yöntem: Veriler, kolayl?k örnekleme yoluyla 123 evli ki?iden toplanm??t?r. Demografik Bilgi Formu, Evlilik Ya?am Ölçe?i, Paulson Gündelik Ya?am Envanteri, Çat??ma Çözüm Stilleri Ölçe?i ve Bem Cinsiyet Rolü Envanteri kullan?larak kat?l?mc?lardan veri toplanm??t?r. Bulgular: Kat?l?mc?lar?n ya?lar? 23 ile 44 ya? aras?nda de?i?mi?, ortalama ya? 32.5. olarak bulunmu?tur (SD = 7.6). Korelasyon analizleri yans?tmal? özde?im, çat??ma çözme biçimleri ve evlilik doyumu aras?nda güçlü ili?ki bulmu?tur. 3-yollu ANOVA analizleri di?il özelliklerin evlilik doyumuna (F (1,115) = 4.059, p<.05, np²=.034) ve itaat etme davran??lar?na (F (1,115) =18.068, p<.01, np²=.136) önemli etkisi oldu?unu göstermi?tir. Çoklu regresyon analizleri bütün de?i?kenlerin, evlili?e doyumunun %52'sini aç?klad???n? bulmu?tur. ?dealize edici yans?tmal? özde?imin evlilik memnuniyeti ile olumlu (Beta = .49, t [122] = 6. 47; p<.001), y?k?c? yans?tmal? özde?imin ise olumsuz ili?kisi bulunmu?tur (Beta = -.39, t [122] = -5. 35, p<.001). Sonuç: Bulgular evlilik uzunlu?unun, çocuk sahibi olman?n, fazla çocu?un ve çözümlenmeyen çat??malar?n evlilik doyumunu azaltt???n? göstermi?tir. Sorumluluklar?n? yerine getiren ve ba?kalar?n?n duygular?na duyarl? di?il ile; lider ve ba?at olma eril karakteristik özelliklerinin evlilik doyumunu art?rd??? bulunmu?tur. Çiftlerin yans?tmal? özde?im yoluyla çocukluk dönemi çat??malar?n?n birbirlerine yans?tarak evlilik stresi ya?ad?klar? ortaya ç?km??t?r.