Aşırı ifa güçlüğü ve hakem heyetinin sözleşmeyi uyarlama yetkisi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Son on yıl içerisinde, siyasi, ekonomik ve doğal (God's event, Tanrıdan gelen) pek çok gelişme, uluslararası ticari ilişkiler üzerinde belirgin bir etki yaratmıştır. Örneğin, 2016'da Birleşik Krallık'ta gerçekleşen Brexit referandumu, 2019'da tüm dünyayı etkisi altına alan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Covid-19 salgını, 2022 başlarında Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve 2023 sonunda İsrail-Gazze çatışmasının şiddetlenmesi olaylar ile bunlar sonucunda ortaya çıkan ekonomik yaptırımlar, olağanüstü hâl tedbirleri, sınır kapatmalar gibi küresel olaylar global düzeyde insani, sosyal ve siyasi yankılara neden olmuştur. Tüm bunlar aynı zamanda uluslararası ticari sözleşmeler ve özellikle sürekli edimli sözleşmeler üzerinde ciddi ifa sorunlarına yol açmıştır. Malzeme ve ham madde tedarikinde yaşanan aksamalar, çalışanların iş göremez hale gelmeleri, çatışma bölgelerinde alınan güvenlik tedbirleri, ekonomik ambargolar ve gümrük kapatmaları tarafların sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmelerini zorlaştırmakta; kimi durumlardaysa imkânsız hale getirmektedir. Ahde vefa ilkesinin bir istisnası veya belki de tamamlayıcısı olarak kabul edilen sözleşmenin uyarlanması kurumu, bu tür ifa imkansızlıkları veya zorlukları karşısında borçlu taraf için adeta bir kurtarıcı olmaktadır. Bu tez çalışmasında, yerel veya küresel olarak ortaya çıkan ve sözleşmelerin ifasını zorlaştıran olaylar bağlamında aşırı ifa güçlüğü ve bu olayların sözleşme ilişkisine etkisini azaltmak amacıyla bir çözüm yöntemi olarak gündeme gelen sözleşmenin uyarlanması konuları ele alınacak, ardından sözleşmenin uyarlanmasının sözleşme tarafları dışındaki üçüncü kişiler eliyle sağlanması bakımından uyuşmazlık çözüm mekanizmaları kısaca ele alınarak esas olarak tahkimin bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak öngörüldüğü uluslararası sözleşmelerde hakem heyetinin sözleşmeyi uyarlama yetkisi tartışılacak ve değerlendirilecektir.
Over the past decade, various political, economic, and natural developments have had a significant impact on international commercial relations. For example, the Brexit referendum held in the United Kingdom in 2016, the Covid-19 pandemic that affected the entire world and was declared a pandemic by the World Health Organization in 2019, Russia's invasion of Ukraine in early 2022, and the escalation of the Israel-Gaza conflict at the end of 2023, along with the resulting economic sanctions and similar global events, have caused profound humanitarian, social, and political repercussions on a global scale, leading to severe performance issues in international commercial contracts, particularly in contracts with continuous obligations. Disruptions in the supply of materials and raw materials, the incapacitation of workers, security measures taken in conflict zones, economic embargoes, and customs closures make it difficult, and in some cases impossible, for parties to fulfill their contractual obligations. The contract adaptation doctrine, recognized as an exception or perhaps a complement to the principle of pacta sunt servanda, serves as a lifeline for the debtor party in the face of such performance impossibilities or difficulties. In this thesis, the topics of excessive performance hardship arising from local or global events that hinder contract performance and contract adaptation as a solution method to mitigate the impact of these events on the contractual relationship will be addressed. Subsequently, the thesis will briefly examine dispute resolution mechanisms in terms of contract adaptation by third parties outside the contracting parties, focusing on the authority of the arbitral tribunal to adapt the contract in contracts where arbitration is envisaged as a dispute resolution method.











