Blood, sweat, and tears: Reframing leadership through thelens of emotional labor

dc.contributor.advisorÇimen, Ayşe Evren Hoşgör
dc.contributor.authorTokerler, Neylan
dc.date.accessioned2026-04-04T18:30:45Z
dc.date.available2026-04-04T18:30:45Z
dc.date.issued2025
dc.departmentLisansüstü Programlar Enstitüsü, Organizasyon Çalışmaları Ana Bilim Dalı
dc.description.abstractBu doktora tezi, duygusal emeğin (DE) liderlikteki rolünü eleştirel bir şekilde incelemekte ve bu kavramı bastırılmış, görünmez ve yeterince kuramsallaştırılmamış hale getiren baskın paradigmaları sorgulamaktadır. Fairclough'un Eleştirel Söylem Analizi'nden (ESA) beslenen söylem çözümlemesi merceğinden hareketle, liderlerin yalnızca aktif duygusal emekçiler değil, aynı zamanda duygusal emeklerinin liderlik pratiklerinin ayrılmaz bir parçası olduğu, ve yetkinleşmiş duygu yöneticileri olduğunu ortaya koymaktadır. Duygusal emek, liderlerin kimliklerine derinden yerleşmiş, deneyim, bağlam ve yansıtıcılık tarafından şekillenen sürekli ve evrilen bir pratik olarak ortaya çıkmaktadır. Liderler, kurumsal taleplerle kişisel özgünlük arasındaki gerilimi yönetirken giderek daha fazla derin rol yapma ve içten duygusal ifade biçimlerine yönelmektedirler. Bu araştırma, duygusal emek kuramına önemli bir katkı sunarak liderlikteki duygusal emeği kenarda duran değil, merkezî bir olgu olarak yeniden konumlandırmaktadır. Ayrıca bulgular, liderlerin çoğu zaman duygusal emeklerini açıkça kabul etmekten kaçındıklarını ve bunu güç, profesyonellik ve performansa ilişkin baskın normlara uyum sağlamak adına söylemsel "maskeler" aracılığıyla yaptıklarını göstermektedir. Tez aynı zamanda duygusal emeğin ideolojik olarak doğallaştırıldığını, bu süreçte emek boyutunun ve politik yükünün silindiğini ortaya koymaktadır. Liderlerin duygusal performansları, akılcılık, kontrol ve liderlik kültü gibi egemen idealler tarafından şekillendirilmekte ve duygusal emeği görünmez kılmaktadır. Ancak bu sistem içinde, özen ve yansıtıcılığı merkezine alan, ilişki temelli ve ince ayarlanmış liderlik anlayışlarını savunan karşı söylemler de ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, liderlikte duygusal emeği sosyal olarak aracılanan ve yapısal olarak koşullanan bir pratik olarak kuramsallaştırarak, duygusal emeği bireysel bir yeterlilik olmaktan çıkarıp, kolektif, politik ve kurumsal bir mesele olarak yeniden çerçevelendirmektedir. Liderlik gelişim programlarında, örgütsel politikalarda ve kuramsal modellerde duygusal emeğin tanınmasını savunarak hem eleştirel yönetim çalışmaları literatürüne hem de duygusal emek literatürüne katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak bu tez, insan merkezli bir liderlik anlayışının yeniden tasavvur edilmesi çağrısında bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Duygusal Emek; Liderlik; Derin Rol Yapma; Toplumsal Yanlış; Liderlik Kültü
dc.description.abstractThis dissertation critically examines the role of emotional labor (EL) in leadership, challenging dominant paradigms that render it silenced, invisible, and under-theorized. Through a discourse-analytic lens informed by Fairclough's Critical Discourse Analysis (CDA), it demonstrates that leaders are not only active emotional laborers but also skilled emotion managers whose emotional labor is integral to their leadership practice. Emotional labor emerges as a continuous, evolving practice deeply embedded in leaders' identities, shaped by experience, context, and reflexivity. Leaders engage increasingly in deep acting and genuine emotional expression while managing the tension between personal authenticity and institutional demands. The research advances emotional labor theory by repositioning leadership emotional labor as central rather than peripheral. It reveals that leaders often resist acknowledging their emotional labor explicitly, using discursive "masks" to align with dominant norms of power, professionalism, and performance. Furthermore, this thesis shows how emotional labor is ideologically naturalized thus stripping it of its laborious and political dimensions. Leaders' emotional performances are conditioned by hegemonic ideals of rationality, control, and leadership cult which obscure emotional labor. Yet, within this system, counter-discourses emerge voices advocating relational and emotionally attuned leadership that centers care, and reflexivity. By theorizing leadership emotional labor as a socially mediated and structurally conditioned practice, this study reorients emotional labor from an individual competency to a collective, politicized, and institutional concern. It advocates for recognition of emotional labor within leadership development, organizational policy, and theoretical models, contributing to both critical management studies and emotional labor literature. Ultimately, the dissertation calls for a human-centered reimagining of leadership. Keywords: Emotional Labor; Leadership; Deep acting; Social wrong; Leadership cult
dc.identifier.endpage382
dc.identifier.startpage1
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Xau5rw3KuCgEuy-FuJQtsDB6AtkNRJQNWlRLDMzNVeb4dw4Z7YPnZlzJQ9lguJKz
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11411/9886
dc.identifier.yoktezid958325
dc.language.isoen
dc.publisherİstanbul Bilgi Üniversitesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260402
dc.subjectİşletme
dc.subjectBusiness Administration
dc.titleBlood, sweat, and tears: Reframing leadership through thelens of emotional labor
dc.title.alternativeTer, kan ve gözyaşı: Duygusal emek merceğinden liderliği yeniden şekillendirmek
dc.typeDoctoral Thesis

Dosyalar