Affective economies in psyhoanalytic practice and theory
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez, psikanalitik uygulama ve kuram çerçevesinde duygulanımsal emek (affective labor) kavramını inceleyerek feminist, Marksist ve psikanalitik kuramsal çerçeveleri eleştirel bir diyalog içinde bir araya getirmektedir. Cinsiyet, ırk ve sınıf kavramlarının kesişimine odaklanan çalışma, psikoterapiyi kadınsılaştırılmış bir bakım emeği biçimi olarak konumlandırmakta ve duygusal emeğin klinik ve kurumsal bağlamlarda nasıl yapılandırıldığını, dağıtıldığını ve görünmez kılındığını sorgulamaktadır. Evrenselci varsayımları sorgulamak ve öznelliğin ırksallaşmış ve cinsiyetlendirilmiş hatlarını görünür kılmak amacıyla Sara Ahmed'in psikanalitik özneye yönelik fenomenolojik eleştirisinden yararlanılmaktadır. Analiz, özellikle Lacancı kuram aracılığıyla, duygulanımsal ilişkilerin aktarım, karşı aktarım ve kliniğin etik işlevi üzerinden nasıl aracılanmakta olduğunu incelemek üzere psikanalize yönelmektedir. Ayrıca Frantz Fanon ve Queer fenomenolojiyle kurulan kuramsal bağlam, bedenselliği ve ilişkilenme biçimlerini sömürgecilik karşıtı ve yerleşik (yerli) bir bakış açısından yeniden düşünmeye olanak tanımaktadır. Feminist politik iktisat ve klinik kuramın sentezi aracılığıyla çalışma, duygulanımsal emeği yalnızca bir sömürü biçimi olarak değil, aynı zamanda direnişin ve etik yeniden yönelimin bir zemini olarak yeniden tanımlamaktadır. Tez, idealize edilmiş tarafsızlıktan ayrıştırıldığında, bakım emeği ile beraber düşünüldüğünde ve toplumsal-siyasal belirlenimlerine eleştirel biçimde yerleştirildiğinde psikanalitik emek ve öznellik üzerine özgürleştirici bir anlayışa katkı sunabileceğini savunmaktadır.
This thesis examines the concept of affective labor within psychoanalytic practice and theory, bringing feminist, Marxist, and psychoanalytic frameworks into critical dialogue. Focusing on the intersection of gender, race, and class, the study situates psychotherapy as a form of feminized care work and interrogates how emotional labor is structured, distributed, and rendered invisible within clinical and institutional contexts. Ahmed's phenomenological critique of the psychoanalytic subject is employed to challenge universalist assumptions and foreground the racialized and gendered contours of subjectivity. The analysis turns to psychoanalysis—particularly Lacanian theory—to explore how affective relations are mediated through transference and the clinic's ethical function. The thesis also engages with Frantz Fanon and queer phenomenology to rethink embodiment and relationality from a decolonial and situated perspective. Through a synthesis of feminist political economy and clinical theory, the study redefines affective labor not only as a form of exploitation but as a terrain of resistance and ethical reorientation. It argues that psychoanalysis, when decoupled from idealized neutrality, bakım emeği ile beraber düşünüldüğünde and critically embedded in its socio-political determinations, can contribute to an emancipatory understanding of psychoanalytic labor, and subjectivity.











