Representation of media in the theatre of the absurd

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Uyumsuz Tiyatro hakkındaki akademik söylem, varoluşun anlamsızlığı, yabancılaşma, rutinin kaçınılmazlığı ve mantık ve aklın saçmalığı gibi varoluşsal temalar üzerinde başarılı bir şekilde durmuştur. Ayrıca, özellikle dil üzerinde yoğunlaşarak, iletişimin bozulması üzerine önemli miktarda analiz yapılmıştır. Bununla birlikte, nispeten ihmal edilen bir yön, geleneğin medya unsurlarını içeriğine dahil etmesi ve bunların iletişimin bozulmasında ve anlatı yaratılmasında oynadığı roldür. Dolayısıyla, bu tezde, bireyler arasındaki kopukluktan yararlanan yaşam anlatıları yaratma potansiyeline odaklanarak kitle iletişim araçlarının manipülatif potansiyelinin Uyumsuz Tiyatro tarafından ortaya konduğu savunulmuştur. Bunu başarmak için, Fernando Arrabal'ın Picnic on the Battlefield (1959), Eugène Ionesco'nun Rhinoceros (1959) ve Edward Albee'nin The Zoo Story (1959) adlı absürt oyunlarını analiz edecektir. Bu üç oyunda haber medyasının rolünü incelerken, öncelikle Baudrillard'ın Simülakr ve Simülasyon (1981) adlı eserinde ortaya koyduğu simülasyon teorisine atıfta bulunulmaktadır. Bu teori, üç oyunda da merkezi bir konu olan, kendilerini gerçekmiş gibi sunan sahte anlatırın oluşumunu tartışmaktadır. Kendisinin bahsi geçen diğer tartışmaları, medyanın olayları bir gösteri olarak sunma, bireyler arasında kopukluğa neden olma ve gerçek ile kurgu arasındaki çizgiyi bulanıklaştırma rolüne dair bir bakış açısı sağlayan "Medya için Ağıt" (1971) ve Körfez Savaşı Gerçekleşmedi (1991) adlı eserlerinde tasvir edilen medya tartışmalarıdır.

The scholarly discourse surrounding the Theatre of the Absurd has effectively explored existential themes and aspects, including the meaninglessness of existence, alienation, the inescapability of routine, and the absurdity of logic and reason. There is also a significant amount of analysis conducted on the breakdown of communication, with a particular focus on language. A relatively neglected aspect, however, is the tradition's inclusion of media elements, and their role in the breakdown of communication as well as narrative creation. More specifically, I argue that the absurd theatre exposes the manipulative potential of mass media communication tools, focusing on their potential to create narratives of life that benefit from the disconnection between individuals. To achieve this, this thesis will analyse the absurd plays Picnic on the Battlefield (1959) by Fernando Arrabal, Rhinoceros (1959) by Eugène Ionesco, and The Zoo Story (1959) by Edward Albee. In exploring the role of news media in these three plays, I primarily refer to Baudrillard's theories on simulation, as laid out in Simulacra and Simulation (1981), where he discusses the creation of false narrative realities that present themselves as factual, a central issue in all three plays. Other mentions are his discussions on media, particularly portrayed in "Requiem for the Media" (1971), and The Gulf War Did Not Take Place (1991), since they provide a perspective on the role of media in rendering events as spectacle, causing disconnection between individuals, and blurring the line between fact and fiction.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye