The cost of being young: Reverse ageism, work engagement and gendered dynamics

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu tez, algılanan tersine yaş ayrımcılığının çalışan bağlılığı üzerindeki etkisini incelemektedir. Genç çalışanların, özellikle de cinsiyet & yaş ayrımcılığının kesişimindeki kadınların, iş yerinde yaşa dayalı ayrımcılığı nasıl algıladıkları ve buna nasıl tepki verdiklerine odaklanılarak, çalışan bağlılığı üzerindeki etkileri gözlemlenmektedir. Yaş ayrımcılığı genellikle yaşlı yetişkinleri hedef alan bir ayrımcılık türü olarak görülse de, artan kanıtlar genç bireylerin de yaşa dayalı kalıp yargılarla karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu önyargılar, gelişim fırsatları, otonomi ve takdir gibi çalışan bağlılığı için gerekli temel unsurlara erişimi sınırlayabilir. Türkiye'de çalışan 155 yetişkinden veri toplanmış ve algılanan yaş ayrımcılığı ve çalışan bağlılığı sırasıyla İşyeri Yaş Ayrımcılığı Ölçeği (WADS) ve Utrecht İşe Bağlılık Ölçeği (UWES-17) kullanılarak ölçülmüştür. Araştırma kapsamında İşyeri Yaş Ayrımcılığı Ölçeği (WADS) Türkçe'ye uyarlanmıştır. Sonuçlar, daha yüksek tersine yaşçılık algısının, tüm alt boyutlarda (dinçlik, adanmışlık, özümseme) daha düşük bağlılık seviyeleri ile anlamlı şekilde ilişkili olduğunu göstermiştir. Cinsiyet bu ilişkiyi istatistiksel olarak modere etmemiş, fakat posthoc analizi negatif etkinin kadınlar için daha güçlü olduğunu göstermiştir. Bu da cinsiyete dayalı yaş ayrımcılığının ilişkiyi gizlice etkileyebileceğini düşündürmektedir. Genel olarak bu çalışma, tersine yaşçılığın çalışan bağlılığının oluşturulmasında güçlü bir engel olduğunu göstererek literatüre katkıda bulunmaktadır. Sonuçlar, organizasyonların genç çalışanların, özellikle de kadınların sınırlama olmaksızın gelişebilecekleri kapsayıcı, yaş çeşitliliğine sahip ortamlar yaratma ihtiyacını vurgulamaktadır.

This thesis examines the effect of perceived reverse ageism on work engagement. By focusing on how younger employees, particularly women at the target of double jeopardy, perceive and respond to age-based discrimination at work, the effects on work engagement are observed. While ageism is often considered as a discrimination type aimed at older adults, growing evidence suggests that younger individuals also face age based stereotypes. These biases can limit access to key elements needed for work engagement such as development opportunities, autonomy, and recognition. Data were collected from 155 working adults in Türkiye, and the perceived ageism and work engagement were measured using the Workplace Age Discrimination Scale (WADS) and the Utrecht Work Engagement Scale (UWES-17), respectively. Workplace Age Discrimination Scale (WADS) was adapted to Turkish in scope of this study. Results showed that higher reverse ageism perceptions were significantly correlated with lower levels of engagement across all subdimensions (vigor, dedication, absorption). While gender did not statistically moderate this relationship, post-hoc analysis showed that the negative effect was stronger for women. This suggests that gendered ageism may affect the relationship discreetly. Overall, the study contributes to the literature by showing that reverse ageism is a strong barrier to building work engagement. Results highlights the need for organizations to create inclusive, age-diverse environments where younger employees, especially women, can thrive without limitations.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Psikoloji, Psychology

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye