Salgın Döneminde Güvenlik Devletinin Dönüşümü

dc.contributor.authorİpek, Taşkın Toprak
dc.date.accessioned2024-07-18T20:06:51Z
dc.date.available2024-07-18T20:06:51Z
dc.date.issued2021
dc.departmentİstanbul Billgi Üniversitesien_US
dc.description.abstractCovid-19 salgını devletin tanımı ve işlevi üzerinde yeni bir kırılma noktası yaratmıştır. Bu kırılma noktası, geçen yüzyılın son çeyreğinden beri dünya genelinde egemen makro-ekonomik ve toplumsal sistem olan neoliberalizmin sıklaşan bunalımlarını gözler önüne sermiştir. Özelleştirme ve serbestleştirme aracılığıyla kar maksimizasyonuna dayanan bu sistem, bölgesel ve küresel çapta yaşadığı bunalımların etkisiyle çeşitli toplumsal protestolara ortam hazırlamıştır. Neoliberal devlet, merkez ve çevrede, bu protesto dalgalarına yanıt üretmek için güvenlik önlemlerine giderek daha fazla başvurmaktadır. Önlemler, ücretli çalışanları sermaye grupları karşısında baskı altında tutmak için çeşitlenmektedir. Böylece çeşitli disipline edici mekanizmaları içeren güvenlik devleti, birikim bunalımlarına çözüm olarak hayata geçirilmektedir. Güvenlik devletini açıklayabilmek için kullanılacak kavram ‘olağanüstü hâl’ olacaktır. Sermaye lehine yeniden biçimlenen devlet yapısı bu kavram üzerinden daha iyi incelenebilir. Bununla birlikte olağanüstü hâl, salgın dönemindeki otoriterleşmeyi anlamak için iyi bir çerçeve çizmektedir. Salgında artan güvenlik tedbirleri, baskı ve sermaye grupları lehine düzenlemeler güncel durumu tahlil etmek açısından önemlidir. Olağanüstü hâl; ücretli çalışanlara olduğu kadar azınlık gruplarının aleyhine uygulamalara da neden olmaktadır. Bu tür örneklerin yaşandığı yerlerden birisi de Britanya’dır. Britanya, Covid-10 salgının başladığı andan itibaren, diğer pek çok ülkeyle benzer biçimde, olağanüstü hâl uygulamalarını hayata geçirmiş, işgücünü ve toplumsal yaşamı sınırlayan kuralları yürürlüğe koymuştur. Ancak bu kurallar ücretli çalışanları değil, sermaye gruplarının karını korumaya yöneliktir. Ayrıca Avrupa’nın diğer pek çok ülkesinde, salgının var olan eşitsizlikleri arttırdığı, madunlara yönelik ayrımcılığı tetiklediği görülmektedir. Bu nedenle salgın yalnızca biyolojik bir felaket olarak değil, aynı zamanda toplumsal gerilimleri daha da kırılgan hale getiren bir olgu olarak da okunmalıdır. Bu çalışma, Britanya örneği üzerinden salgın döneminde belirgin hale gelen güvenlik devleti ile neoliberalizm arasındaki bağlantıyı incelemektedir.en_US
dc.identifier.doi10.14782/marmarasbd.912811
dc.identifier.endpage115en_US
dc.identifier.issn2147-6926
dc.identifier.issueÖzel Sayıen_US
dc.identifier.startpage97en_US
dc.identifier.trdizinid467476en_US
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.14782/marmarasbd.912811
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/467476
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11411/5648
dc.identifier.volume9en_US
dc.indekslendigikaynakTR-Dizinen_US
dc.language.isotren_US
dc.relation.ispartofMarmara Üniversitesi siyasal bilimler dergisi (online)en_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleSalgın Döneminde Güvenlik Devletinin Dönüşümü
dc.typeArticle

Dosyalar