Being an employee with attention-deficit and hyperactivity disorder: A neurodiversity perspectives in work-life
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, DEHB tanısı olan bireylerin iş yaşamındaki deneyimlerini ve DEHB tanısı olmayan bireylerin bu bireylere yönelik algı ve tutumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Mevcut literatürde DEHB, iş yaşamında sıklıkla olumsuz bir bağlamda ele alınmakta; özellikle kavramın Türkçeye aktarımındaki yanlış anlamlandırmalar bu algıyı pekiştirmektedir. Yaratıcılık, yenilikçilik ve farklı bakış açılarıyla problem çözme gibi alanlarda yüksek potansiyel gösteren DEHB'li bireyler, uygun şekilde tasarlanmamış iş ortamlarında bu potansiyeli ortaya koymakta zorlanmaktadır. Ayrıca, DEHB tanısı olan bireyler iş yerinde tanılarını paylaşma konusunda kendilerini güvende hissetmemekte; damgalanma ve önyargıya maruz kalmaktadır. Bu nedenle çalışmanın temel araştırma sorusu DEHB tanısı olan çalışanların profesyonel yaşam deneyimleri ile ilgilidir. Çalışma DEHB tanısı olan bireylerin iş yaşamındaki kişisel deneyimlerini, DEHB tanısı olmayan bireylerin, iş yerinde DEHB ve DEHB'li bireyler hakkında yaklaşımlarını, işe alım süreçlerinde DEHB'ye yönelik bakış açılarını, yönetsel roller kapsamında DEHB'ye ilişkin yaklaşımları incelenmektedir. Bu araştırma, Türkiye'de iş hayatında DEHB'ye odaklanan ilk nitel çalışma olma niteliğini taşımaktadır. Çalışma kapsamında ADHD tanısı olan ve ADHD tanısı olmayan iki grupta, liderler, insan kaynakları uzmanları ve beyaz yaka çalışanlardan oluşan 12 katılımcı ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler, nitel veri analiz programı MAXQDA kullanılarak ve Tematik Analiz yöntemi doğrultusunda analiz edilmiştir. Ortaya çıkan ana temalar şunlardır; Kurumsal ve Toplumsal Algılar; Nöroçeşitlilik Yaklaşımıyla İş Yaşamının ve Deneyiminin Güçlendirilmesi; Çalışmak, İyi Oluş ve Anlam; Tanının Paylaşılması; Liderlik Rolünde Tanıya Dair Algılar; Tanının İş Yaşamındaki Yansımaları
This study aims to explore the work experiences of individuals diagnosed with ADHD and the perceptions and attitudes of individuals without ADHD toward these individuals in professional settings. In the existing literature, ADHD is often addressed in a negative context within work life; in particular, misinterpretations stemming from the translation of the term into Turkish reinforce this perception. Individuals with ADHD, who demonstrate high potential in areas such as creativity, innovation, and problem-solving through alternative perspectives, struggle to express their potential in work environments that are not designed to meet their needs. Moreover, individuals diagnosed with ADHD often do not feel safe disclosing their diagnosis at work due to the risk of stigma and prejudice. Therefore, the main research question of the study focuses on the professional life experiences of employees with an ADHD diagnosis. The study investigates the personal experiences of individuals with ADHD in the workplace, the attitudes of individuals without ADHD toward ADHD and ADHD-diagnosed colleagues, perspectives on ADHD in recruitment processes, and perceptions regarding ADHD in managerial roles. This research is the first qualitative study in Turkey to focus on ADHD in the context of working life. As part of the study, semi-structured in-depth interviews were conducted with 12 participants, including leaders, human resources professionals, and white-collar employees, divided into two groups: those with and without an ADHD diagnosis. The data were analyzed using the qualitative data analysis software MAXQDA, following the principles of Thematic Analysis. The key themes that emerged are as follows: Corporate and Societal Perceptions; Strengthening the Work Experience Through a Neurodiversity Approach; Work, Well-Being, and Meaning; Disclosure of Diagnosis ; Perceptions and Experiences of the Diagnosis in Leadership Roles ; Reflection of the Diagnosis in Working Life











