Yumul, Arus2021-12-282021-12-2820182148-7537https://hdl.handle.net/11411/4292https://doi.org/10.29224/insanveinsan.395221https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/294686ÖZET: Makale Yeşilçam filmleri olarak da bilinen melodramların genellikle yoksul, köylü ve geleneksel bir kadın ile batılılaşmış, şehirli ve zengin erkek arasındaki aşk hikayeleri bağlamında ele aldığı gelenek ile modernlik, doğu ile batı, alaturka ile alafranga karşıtlığına karşı ikircikli tutumunu inceliyor. İkircikli tutumun doğulu ve batılıyı –doğulu ve geleneksel bir ruha ve batılı ve modern bir bedene sahip- tek bir kişide (toplumda) dengeleme arzusundan kaynaklanmaktadır. Bu filmlerdeki karşıt karakterleri, yaşam tarzlarını, değerler ve ahlakı belirlemede kullanılan anlatı, karakter, sembolizm ve göstergelerin Peyami Safa’nın doğu ile batıyı tin ve madde, ruh ve beden ayrımı üzerinden zıt gruplara bölen romanlarını hatırlatıp, çağrıştırdığını savunuyor. Ayrıca ideal kadını gelenek ile modernlik arasında konumlandıran modernleşme projesinin erkekler için de geçerli olduğunu tartışıyortrinfo:eu-repo/semantics/openAccessYeşilçamDoğu-BatıPeyami SafaHepimiz Peyami Safa’nın Sözde Kızlar’ından çıktıkWe all come out of Peyami Safa’s So-called GirlsArticle10.29224/insanveinsan.395221294686