Şimşek, ZeynepÖzcan, Dilan Güneş2026-04-042026-04-042025https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=V-oEQd0LkkqRGCXNzJWCTei405avJl8lC5qc13v40-6FM_bPbysUg1_B24YOvAqehttps://hdl.handle.net/11411/9960Dünyada travmatik deneyimlerin arttığı ve bu deneyimlerden en çok etkilenen grubun çocuklar olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de bireysel ve toplumsal travmatik yaşantılar nedeniyle ebeveyn kaybı yaşamış yatılı okulda büyüyen 9-11 yaşları arasındaki çocukların duygusal ve davranışsal sorunlarını ve ihtiyaçlarını belirlemek için çoklu bilgi kaynaklarını kullanarak elde edilen bulgular çerçevesinde bir müdahale programı önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma ebeveyn kaybı yaşamış 9-11 yaşları arasında toplam 215 çocuk üzerinde, nicel (kesitsel) ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma desen ile yürütülmüştür. Niceliksel araştırma kapsamında 1 yıl arayla aynı çocuklarda ölçümler iki kere yapılmış, niteliksel çalışmada ise Yorumlayıcı Fenomonolojik Analiz kullanılarak, görüşmeler ve kayıtlar veri kaynağını oluşturmuştur. Veri toplama araçları "Çocuk ve Gençlerde Travma Sonrası Tepki Ölçeği" (ÇTSS-TÖ), "Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş" (ÇADÖ-Y), "Çocuklarda Umut Ölçeği" (ÇUÖ), yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve Sağlık Kurulu Görüşmeleri ile Önleyici Destekleyici Formdur. Derinlemesine görüşmeler 14 çocuk, 2 sınıf öğretmeni, 2 belletmen ve 2 psikolojik danışman ile yapılmıştır. Toplam 215 çocuğun %41.9'u kızdır ve %44.2'si depremi yaşamıştır. Depremi yaşayan ve yaşamayan çocukların sosyo-demografik özellikleri benzerdir (p>0.05). 6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra çocuklarda ağır ya da çok ağır stres düzeyi görülme sıklığı %52.6 iken, depremi deneyimlemiş çocuklarda anlamlı olarak yüksektir (P<0.05). Benzer şekilde Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y)'nden alınan puan ortalaması depremi doğrudan deneyimlemiş çocuklarda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. İkinci yılın sonunda ağır ve çok ağır düzeyde şiddet düzeyi çocukların %44.7'sinde görülmüş olup, depremi deneyimleme durumuna göre anlamlı farklılık göstermemiştir (P>0.05). Benzer şekilde ikinci yılın sonunda Ayrılık Anksiyetesi Bozukluğu puan ortalaması depremi yaşamış çocuklarda anlamlı olarak yüksek bulunurken, diğer alt testler depremi yaşama durumuna göre anlamlı farklılık göstermemiştir (p>0.05). Çocukların tümü için stres tepkisinin şiddet düzeyi ve ÇADÖ_Y'den alınan puanlara bakıldığında bir yıl arayla yapılan iki uygulama arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (P>0.05). Çocuklarda Umut Ölçeği' nden (ÇUÖ) alınan puanlar incelendiğinde ise, Amaca Ulaşma Yolları alt testinden alınan puanlar anlamlı farklılık göstermezken Amaca Güdülenme alt testinden depremi yaşamış çocuklar hem birinci yılın sonunda hem de ikinci yılın sonunda anlamlı olarak düşük puan almışlardır (P<0.05). Bir yıl arayla uygulanan puanlar karşılaştırıldığında, tüm çocuklar için ikinci yılın sonunda puanın anlamlı ölçüde düştüğü belirlenmiştir (P<0.05). Çoklu analiz sonucuna göre, cinsiyet ÇTSS-TÖ puanını bağımsız olarak etkilerken, ÇADÖ-Y'yi cinsiyet ve bölge, ÇUÖ'ni ise cinsiyet ve akademik performans bağımsız olarak yordamıştır (P<0.05). Çocuklarla yapılan görüşmelerden çocukların gelişimsel özellikleri, yatılı eğitim kurumunda olma ve travma bilgili yaklaşım şeklinde üç ana tema ve alt temaları, çalışanlar ile yapılan görüşmelerde ise ise 5 ana tema ve alt temaları ortaya çıkmıştır. Bu görüşmeler tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Nicel ve nitel verilerden elde edilen bulgulara dayalı olarak, hem çocuklara hem de çalışanlara yönelik bütüncül müdahale ve destek mekanizmalarını içeren, iyileştirici okul ikliminin sürdürülebilirliği açısından travma bilgili okul sistemi modelinin geliştirilmesinin uygun olduğu düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn Kaybı; Deprem; Ruhsal Travma; Müdahale Önerisi; Yatılı OkulIt is known that traumatic experiences are increasing globally and that children are among the most affected groups. This study aims to develop an intervention program based on findings obtained through multiple data sources to identify the emotional and behavioral problems and needs of children aged 9–11 who have lost a parent due to individual or collective traumatic events and are growing up in a boarding school in Turkey. The research was conducted using a mixed-methods design, combining quantitative (cross-sectional) and qualitative approaches, involving a total of 215 children aged 9–11 who had experienced parental loss. In the quantitative part of the study, measurements were taken twice from the same children with a one-year interval. In the qualitative part, Interpretative Phenomenological Analysis (IPA) was used, and data were collected through interviews and records. Data collection tools included the "Post-Traumatic Stress Reaction Scale for Children and Adolescents" (PTSR-C), "Revised Child Anxiety and Depression Scale" (RCADS), "Children's Hope Scale" (CHS), semi-structured interview forms, Health Committee Interviews, and the Preventive Supportive Form. In-depth interviews were conducted with 14 children, 2 classroom teachers, 2 dormitory supervisors, and 2 psychological counselors. Of the 215 children, 41.9% were girls, and 44.2% had experienced the earthquake. The socio-demographic characteristics of children who experienced the earthquake and those who did not were similar (p > 0.05). One year after the February 6 earthquakes, 52.6% of the children were found to have severe or very severe levels of stress, which was significantly higher among those who experienced the earthquake (p < 0.05). Similarly, the mean scores on the RCADS were significantly higher in children who had directly experienced the earthquake. At the end of the second year, 44.7% of the children exhibited severe or very severe stress levels, with no significant difference according to earthquake exposure (p > 0.05). Similarly, at the end of the second year, the mean score for Separation Anxiety Disorder was significantly higher among children who had experienced the earthquake, while no significant differences were found for other subtests based on earthquake exposure (p > 0.05). No significant differences were found between the two assessments conducted one year apart in terms of stress severity and RCADS scores for all children (p > 0.05). Regarding the CHS scores, no significant differences were found in the "Pathways to Goal Achievement" subscale, whereas children who experienced the earthquake scored significantly lower in the "Goal Motivation" subscale at both the end of the first and second year (p < 0.05). When comparing scores obtained a year apart, it was found that scores significantly decreased for all children by the second year (p < 0.05). According to multiple analysis results, gender independently predicted PTSR-C scores, while RCADS scores were predicted by gender and region, and CHS scores were predicted by gender and academic performance (p < 0.05). Interviews with children revealed three main themes and their sub-themes: developmental characteristics, being in a boarding school, and trauma-informed approach. Interviews with staff revealed five main themes and sub-themes. These interviews were analyzed using thematic analysis. Based on the findings from both quantitative and qualitative data, it was concluded that developing a trauma-informed school system model that includes comprehensive intervention and support mechanisms for both children and staff would be appropriate for sustaining a healing school climate. Keywords: Parental Loss; Earthquake; Psychological Trauma; Intervention Framework; Boarding Schooltrinfo:eu-repo/semantics/openAccessPsikolojiPsychologyEbeveyn kaybı nedeniyle yatılı okulda büyüyen çocukların ruhsal iyilik durumunu desteklemeye yönelik bütüncül bir müdahale programı önerisiA comprehensive intervention proposal to promote the psychological well-being of children growing up in boarding schools after parental lossMastere Thesis2341974049