Yumul, Arus2025-03-152025-03-1520182547-9458https://doi.org/10.31122/sinefilozofi.423755https://hdl.handle.net/11411/9486Hem Don Kişot hem de Züğürt Ağa, kendilerine aşina dünyayı kökten değiştirip istikrarsız hale getiren sosyo-ekonomik ve tarihsel süreçler karşısında derin bir yabancılaşma, şaşkınlık ve yönünü şaşırma duygusu yaşayan karakterlerdir. Her ikisi de, ahlaki kesinliklerin ve geçmişin ezeli ve hazır anlamlarının büyük ölçüde ortadan kalktığı yeni bir sistemde şaşkına dönmüş bulurlar kendilerini. Toplumsal konum, şeref, karşılıklı yükümlülükler yerini bireysel çıkar ve paranın aracılık ettiği ilişkilere bırakmıştır. Bu; aşkın yurtsuzlukla tanımlanan parçalanmış bir dünyadır. Hem Don Kişot hem de Züğürt Ağa bir toplumsal düzenden diğerine geçişi simgelerler. İki karakter gerçeklikle farklı şekillerde uzlaşır. Don Kişot tutkuyla savunduğu ve uğruna savaştığı şövalyelik değerlerini reddeder ve ölür. Her şeyini kaybetmiş ve karısı tarafından terkedilmiş Züğürt Ağa ise, hayata seyyar satıcı olarak yeniden başlar. trinfo:eu-repo/semantics/openAccessDon KişotZüğürt AğaAşkın YurtsuzlukDon Kişot'tan Züğürt Ağa'ya Aşkın YurtsuzlukArticle10.31122/sinefilozofi.423755906753