Show simple item record

dc.contributorClinical Psychologyen
dc.contributor.advisorKüey, Levent
dc.contributor.authorKarahoda, Berrak
dc.date.accessioned2015-04-28T08:31:02Z
dc.date.available2015-04-28T08:31:02Z
dc.date.issued2010
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11411/516
dc.description212 pagesen
dc.description.abstractBu araştırmanın amacı ruhsal rahatsızlıklara ilişkin damgalamanın çeşitli katmanlarının çoklu yöntem yaklaşımı ile incelenmesidir. Bu amaç, ruhsal rahatsızlığı olan bireylerin nasıl etiketlendirildiğinin niteliksel incelemesini; iki ruhsal rahatsızlığa ilişkin (major depresyon ve paranoid-şizofreni) fikir, inanç ve tutumların vaka olgularına dayanan sorularla niceliksel incelemesini; ve aynı zamanda bu unsurlarla ilişkili etkenlerin araştırılmasını içermektedir. Bu çalışma kolaylığa dayalı bir grup üniversite öğrencisinin oluşturduğu 320 kişilik bir örneklemi kapsamaktadır. Katılımcılar, çeşitli formlardan oluşan anket setini yanıtlamışlardır. Ruhsal Rahatsızlığı Etikenlendirme Formu'na verilen yanıtlardan elde edilen verilerden altı tema ortaya çıkmıştır: aşağılayıcı/küçültücü, tıbbi, semptom odaklı, kişisel ve sosyal problem odaklı, şefkat ve acıma odaklı, normalleştirme ve inkar odaklı. En çok kullanılan etiketler tıbbi ve aşağılayıcı/küçültücü tema başlıkları altında yer almıştır. Vaka olgularına dayanan analizler depresyon ve şizofreninin ruhsal rahatsızlık olarak algılandığını ancak ruhsal hastalık ve akıl hastalığı terimlerinin kullanımında anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Etiyoloji ve sağaltım seçeneklerine dair fikir ve inançlar açısından depresyonun psikososyal etkenlerle, şizofreninin ise psikobiyolojik etkenlerle ilişkilendirildiği gözlemlenmiştir. Her iki olgu örneği de katılımcıların çoğu tarafından tedavi edilebilir durumlar olarak görülürken şizofreninin tedavi edilebilirliği daha karamsar görülmüştür. Katılımcıların çoğu vaka olgularına ilişkin olarak ruhsal sağlık alanında çalışanları ilk yardım kaynağı olarak adlandırmıştır. Toplamda artan yakınlık düzeylerinin ve şizofreninin daha reddedici tutumlarla ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Analizler ruhsal rahatsızlık tipi, cinsiyet, üniversitedeki eğitim yılı, eğitim görülen alan, ve ruhsal rahatsızlık deneyimi/öyküsü gibi etkenlerin etiket temaları, fikir, inanç ve tutumlarla ilişkili olduğunu göstermiştir. Sonuçlar katılımcıların, tanımlama, etiyoloji, ve sağaltım seçenekleri açısından doğru bilgilere sahip olduklarını ancak tutumlar açısından olumsuz eğilimlerinin bulunduğunu göstermektedir. Aşağılayıcı/küçültücü etiketler de yaygınca kullanılmıştır. İki temel yaklaşımla elde edilen sonuçlar, ruhsal rahatsızlığa ilişkin damgalamanın çoklu yöntemlerle incelenmesinin önemini vurgulamaktadır.en
dc.description.abstractThe goal of this study was to approach stigma of mental illness on multiple layers using multiple methods. The aim was to explore labeling of people with mental illness through a qualitative approach; opinions, beliefs and attitudes regarding two specific mental illnesses (major depression and paranoid-type schizophrenia) through a quantitative, case vignette type survey approach; and investigate factors associated with these components. The sample constituted of a convenience sample of 320 university students. Participants completed a compilation of self-report questionnaire forms. Six themes were identified from the Labeling Questionnaire data: derogatory, medical, symptom related, personal and social problem related, compassion and pity related, normalization and denial related label themes. Among these themes most frequently used labels were under the medical and derogatory label categories. Case vignette analyses revealed recognition of depression and schizophrenia as mental illnesses however a distinction was observed with regards to two Turkish terms for mental illness, akıl hastalığı and ruhsal hastalık. With regards to opinions and beliefs on etiology and treatment options emphasis on psychosocial factors was associated depression and emphasis on psychobiological factors associated with schizophrenia. Although both conditions were perceived as treatable by majority of the participants, schizophrenia was viewed more pessimistically. Mental health specialist was offered as a first choice of help-seeking option by the majority of participants. Overall more rejecting attitudes were associated with contexts involving greater intimacy, and with schizophrenia. The factors that were found to be associated with label themes, opinions, beliefs and attitudes were type of mental illness, gender, class-standing, area of study, and exposure to mental illness. These results suggest accurate knowledge with regards to recognitions, opinions and beliefs on etiology and treatment options of depression and schizophrenia. However rejecting and negative attitudes are still present and the use of derogatory labels prevalent. The results from two major approaches, suggests the significance of approaching stigma from different methodologies.en
dc.language.isoenen
dc.publisherİstanbul Bilgi Üniversitesien
dc.rightsAttribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States*
dc.rights.urihttp://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/3.0/us/*
dc.titleLabeling, opinions, beliefs, and attitudes regarding mental illness among university students: A multi-method approach to studying stigmaen
dc.title.alternativeÜniversite öğrencilerinde ruhsal rahatsızlığa ilişkin etiketler, fikirler, inançlar ve tutumlar: Damgalama (stigma) araştırmasında çoklu yöntem yaklaşımıen
dc.typeThesisen


Files in this item

Thumbnail100%x180
Thumbnail100%x180

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record

Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
Except where otherwise noted, this item's license is described as Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States