Show simple item record

dc.contributorKarşılaştırmalı Edebiyat Yüksek Lisans Programıen
dc.contributor.advisorOğuzertem, Süha
dc.contributor.authorKarabulut, Demet
dc.date.accessioned2014-08-10T13:59:13Z
dc.date.available2014-08-10T13:59:13Z
dc.date.issued2011
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11411/181
dc.description139 pagesen
dc.description.abstractSürgünlük Edebiyatı Bağlamında Refik Halid Karay’ın Yapıtları Refik Halid Karay (1888-1965) yasamış olduğu iki sürgünlük ile Türk edebiyatı açısından sürgünlük edebiyatı bağlamında büyük önem taşıyan bir yazardır. Yazarın ilki 1913’te Anadolu’da başlayarak 1918’de biten, ikincisi 1922’de Beyrut’ta başlayan ve 1938’de sona eren sürgünlüklerinin edebi kimliği üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Karay sürgüne gönderilmeden önce öykü, deneme, fıkra ve köse yazıları yazmıştır. Gazetelerde yazılar yazmaya devam etmiş olsa da yazarın sürgünlüklerinin ardından çoğunlukla roman türünde eserler yazdığı görülür. 37 eseri bulunan Karay ilk sürgünlüğünden sonra ilk romanını (İstanbul’un Bir Yüzü) yazmıştır; ikinci sürgünlüğünden sonra yazdığı 29 eserden 18’i ise roman türündedir. Yazar, ilk sürgünlük deneyimlerini hikâyelerinde alt metin olarak kullanmıştır. İkinci sürgünlüğünde ise sürgünlük deneyimleri alt metin olmaktan çıkmış ve eserlerin merkezine taşınmıştır. Yazarın sürgünlük deneyimlerinin anlatıldığı “Sürgün ve Gurbet Hikâyeleri” adlı eserler ise yazarın sürgünlük deneyimini nasıl yansıttığının ve bu yansıtma biçiminde değisiklik olup olmadığının anlaşılmasını sağlar. Bu nedenle tezin odak noktasında bu iki eser bulunmaktadır. İkinci sürgünlüğünün etkilerini yansıtan eserlerinde “zaman”, “mekân” ve “dil”e yaklaşımı ile yazarın sürgünlük edebiyatı tartışmalarındaki sorunsallar açısından değerlendirilebileceği görülür. Bu tezde, sürgünlük edebiyatı tartışmalarında öne çıkan iki yaklaşım üzerinde durulmaktadır. Birincisi, yazarın sürgüne gönderildikten sonra ya nostaljiye kapılacağı ya da yaratıcılığının gelişeceği yönünde ilerleyen tartışmadır. İkincisi ise bu bakış açısını kısıtlayıcı bularak, Sophia McClennen’in dediği gibi, sürgünlüğün etkisiyle yazılan eserlere diyalektik bir bakış açısıyla, karşıtların birliği yasasına göre yaklaşılması gerektiği görüsüdür. Refik Halid Karay ikinci sürgünlüğü sırasında yazdıklarında ülkesine duyduğu özleme sık sık yer vermiş ve yaratıcılığında bazı değişiklikler gözlemlenmiştir. Diğer yandan “ulus”, “ulusalcılık”, “ırkçılık” ve “sınır” kavramlarını sorgulayan eserler de yazmış ve karakterlerin karşıtlıklar üzerinden şekillenen çelişkili davranışlarını ele almıştır. Bunlara dayanarak Refik Halid Karay’ın eserlerinin sürgünlük edebiyatı tartışmalarındaki yaklaşımlarla kısmen örtüştüğü, fakat ülkesine karsı takındığı kavgacı olmayan tutum açısından ve yurda döndükten sonra romanlarında “içsel sürgünlüğe” vurgu yapmasıyla bazı farklılıklar gösterdiği sonucuna varılmıştır.en
dc.language.isotren
dc.publisherİstanbul Bilgi Üniversitesien
dc.rightsAttribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States*
dc.rights.urihttp://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/3.0/us/*
dc.titleSürgünlük edebiyatı bağlamında Refik Halid Karay’ın yapıtlarıen
dc.title.alternativeThe works of Refik Halid Karay in the context of exile literatureen
dc.typeThesisen


Files in this item

Thumbnail100%x180
Thumbnail100%x180

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record

Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States
Except where otherwise noted, this item's license is described as Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 United States