Show simple item record

dc.contributorFelsefe ve Toplumsal Düşünceen
dc.contributor.advisorTalay, Zeynep Turner
dc.contributor.authorKuru, Ömerhan
dc.date.accessioned2019-09-23T07:47:55Z
dc.date.available2019-09-23T07:47:55Z
dc.date.issued2019
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11411/1784
dc.description49 pagesen
dc.description.abstractReason has been the glorified capacity of humankind in history. How it is conceptualized has been a direct influence on epistemology besides other aspects of the human condition. The French philosopher Henri Bergson traces the concept's origins in the field of biology and investigates the concept from an evolutionary perspective. in the end, his works introduces a new form of reason; in addition to the ongoing conception which equates reason to its practical faculty, viz. intellect, Bergsonian reason distinguishes itself by its inclusion of the faculty of intuition. This thesis focuses on clarifying Bergsonian reason's evolutionary roots, emphasizing its difference from modem reason which is regarded as a universal a priori. in addition to that, it also reflects on the implications of this new concept of reason in epistemology and gives an answer to the question of if it can be a foundation for a new approach to metaphysics. A review of the literature has led this study to the result that the Bergsonian understanding of reason directly relates the concept to its evolutionary patlı; its ontological content and epistemological methods have taken shape according to evolution. As reason is a product of the elan vital, it has excelled in the manipulation of matter in life's metaphysical conflict with matter. But this practical excellence has led to a misconception which is the ignoration of the other faculty of reason. lntuition, the faculty of reason which has the capacity to interact with the vital aspects of existence, is required to bring a novel approach to metaphysics.en
dc.description.abstractAkıl, tarih boyunca insanın yüceltilen yetisi olmuştur. Aklın nasıl kavramsallaştırıldığı, başta epistemoloji olmak üzere, insanlık durumunun tüm veçheleri üzerinde direkt olarak etkilidir. Fransız felsefeci Henri Bergson, akıl kavramının kökenlerini biyoloji sahasında aramış ve kavramı evrimsel bir perspektiften incelemiştir. Çalışmaları sonunda, bize aklı yeni bir formda sunar; süregelen ve aklı sadece pratik olan entelekte eşitleyen kavrayıştan, Bergsoncu akıl sezgiyi de aklın bir yeteneği olarak dahil ederek kendini farklılaştırır. Bu tezin odaklandığı nokta Bergsoncu akıl anlayışının evrimsel köklerini açıklamak, bu anlayış ile aklı evrensel bir a priori olarak kabul eden modern anlayış arasındaki farkları ortaya koymaktır. Buna ek olarak, bu yeni akıl kavramının epistemolojik yansımaları üzerinde bir değerlendirme yapar ve bu anlayışın metafiziğe yeni bir yaklaşımın zeminini teşkil edip edemeyeceği sorusunu cevaplar. Araştırmanın sonucunda, ilgili literatürün taranması bizi Bergsoncu akıl anlayışının kavramı direkt olarak evrimsel süreciyle ilişkilendirdiğini göstermiştir; bu anlayışta aklın ontolojik içeriği ve epistemolojik metotları evrim ile şekillenmiştir. Akıl elan vital'in bir ürünü olarak, yaşamın madde ile metafizik çatışması sürecinde, pratik saiklerle maddeyi manipüle etmek üzerine bir mükemmeliyet kazanmıştır. Ama bu pratik veçhedeki başarısı, aklın sezgi yeteneğinin yok sayılmasına sebep olmuştur. Varlığın yaşamsal veçheleriyle etkileşebilen yetenek olarak sezgi, metafiziğe yeni bir yaklaşım için gereklidir.en
dc.language.isoenen
dc.publisherİstanbul Bilgi Üniversitesien
dc.titleBergsonian reason and the new metaphysicsen
dc.title.alternativeBergsoncu akıl ve yeni metafiziken
dc.typeThesisen


Files in this item

Thumbnail100%x180

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record